Şubat 03, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Gece Ve Ayrılık Üstüne
Gece yine karanlık yine sensiz
Bu kaçıncı geçen gecemdi sensiz
Yoksun sen ne hayalin ne de bir iz
Böyle bitmemeliydi aşkımız bence
Sen gittin ben bir günde kocadım
Sensiz hiçbir yerde rahat bulmadım
Belki de şimdiden silindi adım
Bilmem sende ağlar mısın her gece
Her ayrılık benim ruhumu yıkar
Sen gidersin ardından canım çıkar
Sanma yıllar geçince şu gönül senden bıkar
Sensiz her an hayat bana işkence
Düşün ben miyim sen misin unutan
Sadece bendim sözlerini tutan
Benden değilse bile Allah’tan utan
Nasıl gideceksin ahrete ölünce
Sen gittin hala kurumadı gözümde yaşım
Sen gittin şimdi başladı gönül savaşım
Sen gitmeyecektin nerdensin yoldaşım
Ben bir kez severim sevince.
Şubat 03, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Sevdamın Adı Ayrılık
Benim yüreğimden
Bir parça koparıyor ihanetin,
Yalanlar her soluk alışta
Saplanıyor kurşunlar gibi bedenime,
Mutsuzluğum aldanışlarda kök salıyor.
Umutlarım puslu karanlıklarda
Bir kurtuluş ışığı arıyor,
Boğuluyorum dipsiz girdaplarda…
Öfkeli nefretimi
Üzerime yapışmış gibi atamıyorum,
Ruhum ayrılığın acısıyla titriyor,
Kendimi arıyorum karanlık dünyada
Kayboluyorum avuçlarımdaki kör ışıkta.
Acının baharını yaşıyorum şimdi,
Sevda türkülerinin söylendiği her gecede
Efkar şafak vakti gibi çöküyor yüreğime…
Gözlerimin derinliğine
Hasretin sızıyor buram buram,
Bakmayın gönlümün delilendiğine
Hala kırılmış aşkımı yazıyor sevdam.
Dökülüp gidiyor hüzünlerim akşamın içinden,
Köpük köpük taşıyor gönlüm
Dönüşü olmayan sevgimden,
Başka bir adı varmı isyanımın.
Yüreğimdeki ateşin kıvılcımıyla
Çöl yangınında hala yüreğim…
Biliyorum
Dönüşü yoktur zamanın,
Vakti yoktur ayrılığın,
Hüzünlerde saklıdır ondaki zulüm,
Alnımızdaki kaderdir,
Boyun eğmektir umutsuzca,
Tebessümün dudaklarda donması,
Yıldızların gözyaşlarına kavuşmasıdır,
Yürekten dökülen yanık bir türküdür,
Nasırlaşmış eldir,
Bitimsiz bir elemdir,
Gönüldeki sönmeyen yangındır,
“Sevdamın Adı Ayrılıktır”…
Şubat 03, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Ne Bilirsin ?
Bana aşktan hiç söz etme
Sen sevmeyi ne bilirsin
Bir aşk için ölesiye
Beklemeyi ne bilirsin
Düşündükçe içim yanar
Ders vermemiş sana yıllar
Taştan farksız kalbin mi var
Özlemeyi ne bilirsin
Ne gezer ki sende vefa
Aşk nerede sen nerede
Merhametsiz gecelerde
Yalnızlığı ne bilirsin
Sana kandım bunca zaman
Senden eyvah senden aman
Alev alev duman duman
Tutuşmayı ne bilirsin
Aldanmaktan yoruldun mu
Acılarla yoğruldun mu
Hiç sırtından vuruldun mu
İsyanları ne bilirsin
Ne bilirsin yağmur olup
Çağlamayı ne bilirsin
Kahkahalar savururken
Ağlamayı ne bilirsin
Şubat 03, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
İsyanlardayım
Gittiğin yerlerden dönmedin geri
Yollara rest çektim isyanlardayım
Kırıldı sonunda sabrımın teli
Yıllara rest çektim isyanlardayım
Beklenen yarınlar kaybolmuş dünden
Ümitler selamı kesmişler benden
Nasılsa hayır yok gelecek günden
Kadere rest çektim isyanlardayım
Bu benim talihim sözüm yok sana
Payımı aldım ben sevdadan yana
Hasretinden başka ne verdin bana
Sana da rest çektim isyanlardayım
Ocak 29, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Durma ÖyLe..
Değiştir yıldızların yerini..
Ayın yerini..
Korkma güneşten
aç gözlerini..
Bir su damlası ol
saçıl maviye..
Gökkuşağına boya renklerini..
Uç bir kuş kanadında
rüzgara karşı.
Takıl bulutların peşine..
Fırtına ol meltem ol
danset başaklarla..
Nedensiz aşık ol delicesine..
Yağmur ol
düş sevdiklerinin üstüne..
Azgın bir nehir ol
ak akabildiğin yere..
Durma öyle..
Karış toprağa çoğal
sevda ol..aşk ol
aç çiçeklerini
aşk dolu yüreklere..
Seni sevdiğini düşün
herkesin,
Çekinme,
kandır kendini.
Sevginin olduğu yerdesin..
Sil at
hayatından mutsuzluk veren
herşeyi..
Birgün,
anlıyacaksın nasıl olsa
vakit dolduğunda..
Sevmek yanlışsa,
doğruyu yapmak
kimin umurunda..
Düş gönüllere,
Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.
Ocak 29, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Nefret. .
Bir çığlık ürkütüyor,
Ala şafağını gecenin…
Ve o ses ki parçalıyor tüm dengeleri…
Çözümü olmayan şu bilmecenin,
Gizleriyle dönüyor dünya yörüngeleri…
Kızıl kan içiyor toprak,
Ve gök nefret kusuyor…
Dalgalar köpürüyor maviler boyu,
Gece kuşları ve yarasalar,
Mırıldıyor bilindik ninnileri,
Ve kurşun saçıyor güneş,
Alev alev yanıyor dünya,
Bir uçtan bir uca kara bulutlar,
Öldüresiye yağıyor…
Kötü eller tutmuş dünyayı,
Çevirdikçe çeviriyor,
Dönüyoruz hep birlikte,
Kara ellere yenik düşüyor umudumuz…
Umut dağlar ardında,
Yarına kalmış bir aşk öyküsü,
Ve yaşamak korkusu,
En acısı yapılan işkencelerin…
Bebekler doğuyor avuçlarında,
Masum bakışlarında bir dünya,
Çakmak gözlü bebekler kadar değiliz…
İnsanlar yaşıyor tutsaklığını,
Diz çöktürülüp,
Ve bağlanıp ellerinden,
Üstelik arkasından vurulan insanların,
Tenhalarda ölümleri bile,
Üstüne kalıyor masum akşamların…
Mermi nefret doğuruyor,
Ve bombalar öç üstüne öç…
Nefret boğuk sesiyle kıtalar dolaşıyor,
Ve çınlıyor kulakları delercesine…
Bir çığlık ürkütüyor,
Ala şafağını gecenin…
Ve o ses ki parçalıyor tüm dengeleri…
Çözümü olmayan şu bilmecenin,
Gizleriyle dönüyor dünya yörüngeleri…
Ocak 29, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Nefretim KaLdı
Senin için yazdım bu şiiri oku
Oku,ki bende bıraktıgın acıları gözyaşlarını
kalbimin kırıklıgını anla
Anlaki beni birkez olsun düşün
Düşün bir ana,nın geride bıraktıgı yavrusu
Kurşun yemiş bir ceylanın acısı gibi
Bir agacın kurumuş gövdesi gibi
Bende bittim sensiz kaldım tükendim
Vuruldum çok acı çektim çok
Kurudum bana verdigin sevgin kalmadı
Şu an içimde sadece sana olan Nefrrtim KaLdı. . .
Ocak 29, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Aşk Yaşandıkça…
Aşk yaşandıkça aşk olmalı
Sevenler sevgide kaybolmalı
Yürekler aşkta ortaya konmalı
Sevenler her şeylerini paylaşmalı…
Aşk tek kişilikmiş sanmıyorum
İki yürek tektir buna inaniyorum
Eğer aşkımı tek başıma yaşıyorum
Dersen bana,işte bu hasrettir,buna inanıyorum…
Aşkta hasret,gözyaşı vardır
Hasret,uzak kalınca hasrettir
Yakınlıkta da hasret vardır
Yakınlığın hasreti sevgilide kaybolmaktır…
Eğer ben ağlıyorsam
Ağlamakla yüreğimi cilalıyorsam
Sen aşkıma gönül sarayı hazırlıyorsam
Kime ne bundan,sevdamı senle yaşıyorsam
Kime ne bundan sana aşıksam
Ocak 29, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Ne Zaman Ayrılık Saati Gelse
Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilirde hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün
Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın
Ocak 29, 2010
Posted by: admin : Category:
Kategorilenmemiş
Ayrılık Bir Nebze Ölmek Değil mi?
Var olalı dünya kavgaların sebebi
Aşk, namus ve ekmek değil mi?
Ferhat’ a dağları deldiren ateş
Şirini delice sevmek değil mi?
Geldiğinde aşkın hazan mevsimi
Rüzgarda savrulan yaprak değil mi?
Gam değil attığın çamura değse tenim
Canımın özü de toprak değil mi?
Tatlı olurmuş yasak aşkın meyvesi
Adem’le derdimiz ortak değil mi?
Hakkın yok senin etmeğe sitem
Sevdadan kaçan korkak değil mi?
Bükmedim asla zalime boyun
Başıma her gelen ondan değil mi?
Hayat dediğin bir garip oyun
Kula kul olan insan değil mi?
Soğuktan titrerken bedenim
Hasretle kavrulan yürek değil mi?
Korkutmuyor artık beni ecelim
Ayrılık bir nebze ölmek değil mi?